Thursday, October 26, 2017

Yapay Zeka ve Sağlığımız

İngilizce literatürde Precision Medicine diye bir kavram var, Türkçe'ye 'Hassas Tıp' diye çevriliyor. Bana, aralarında tanım bazında kısmi farklılıklar olsa da kişiselleştirilmiş tıp ifadesi daha uygun ve (tanım kalabalığı yapmamak açısından) yeterliymiş gibi geliyor, çünkü ABD'nin sağlık bakanlığı diyebileceğimiz The National Institutes of Health'in yaptığı tanım şöyle: Hastalıkların tedavisi ve önlenmesinde genler, çevre, yaşam stili gibi bireysel değişkenleri de göz önüne alan yeni bir yaklaşım. Tedavi stratejilerinin istatiksel ortalama insana göre geliştirildiği ve aynı hastalıktan muzdarip herkese aynı şekilde uygulandığı tedavi yaklaşımlarından farklı olarak, kişiselleştirilmiş (veya hassas) tıpta hekimler ve araştırmacılar hangi tedavinin hangi hasta grubuna daha uygun olduğunu daha kesin olarak belirleyebiliyorlar.
Kişiselleştirilmiş tıp yeni bir kavram olmasa da günümüz teknolojisi böyle bir stratejinin uygulanabilmesinin kapılarını ilk kez açıyor insanlığa, ve buradaki anahtar kelime de data. Giyilebilir teknolojiler, sağlık sensörleri, ucuz genom analizleri ile büyük veri (big data) çözümleri ve yapay zeka hekimlere hasta birey hakkında büyük miktarda veri toplama ve bu verinin hızlı analizi imkanını veriyor.
Büyük veri analizi demek yapay zeka demek tabii. Aslında sağlık alanında yapay zekanın, en azından ANI'nin, kullanımı da çok yeni değil. IBM'in - bir zamanların Jeopardy! şampiyonu - yapay zekası Watson özellikle onkoloji alanında yıllardır klnisyenlere destek oluyor, Google'ın DeepMind'ı da onu takip ediyor. Zephyr Health büyük veri analizini kullanarak şirketlere danışmanlık yapıyor. Atomwise ise yapay zekayı yeni ilaçlar geliştirmek için kullanıyor. Radyolojide EnliticArterys3Scan, genetikte Deep Genomics ise adı öne çıkan bazı diğer girişimler.
Yapay zeka sağlık sektöründe giderek ağırlığını hissettirecek gibi ilerleyen yıllarda. Robotik cerrahiyi, üzerimizde taşıdığımız onlarca sensörü de bu paradigmanın içinde değerlendirirsek sağlığımız artık teknoloji şirketlerinin eline düşecek gibi. Teknolojinin insanın yerini gerçekten almasının mümkün olup olmadığı bir yana bu durumun yaratacağı güvenlik sorunları, etik ve hukuki problemler apayrı bir tartışmanın konusu. Tabii Elon Musk ve Stephen Hawking'in bizi sürekli uyardığı apokaliptik senaryoda olduğu gibi yapay zeka hepimizi yok etmezse...

No comments:

Post a Comment